Sağlıklı bir yaşam için spor!

Uzmanlar özellikle kardiyolojik hastalıkların son yıllarda gösterdiği artış karşısında şaşkınlıklarını gizleyemiyorlar. Kalp ve Damar hastalıkları için en etkili yöntem ise spor ve egzersiz. Ayrıntılar »

 

Güneş ışınlarının zararları

Güneşin zararlarıGüneş ışınları her durumda ve her zaman zararlı mıdır? Güneş ışınları 3 ana bölümden oluşmaktadır. Bunlar kızılötesi ışınlar, mor ötesi ışınlar ve görünür güneş ışınlarıdır. Görünür güneş ışınları 400-760 nanometre dalga boyundan oluşmaktadırlar 760 nanometreden daha yüksek dalga boyu olan ışınlar ise kızılötesi ışınlardır ve sıcaklık hissi vererek ısınmamızı sağlamaktadırlar. Mor ötesi ışınlarda dalga boyu kısa olan ultraviyole ışınlardır. Ultraviyole ışınlar A-B-C olarak üç derecede hissedilmektedirler.

Ultraviyole A ışınları gün ortasında güneş ışınlarının en yoğun hissedildiği ışınlardır. Koruyucu önlemler alınmadığında ultraviyole A güneş ışınlarının zararını cilt üzerinde gözle görülür şekilde hissedebiliriz. Ultraviyole A ışınlarının en büyük zararı zamanla cilt yaşlanmasına neden olabilme ihtimalidir.  Ultraviyole B ışınları ise daha az miktarda güneş ışınları içerisinde bulunurlar. Bu ışınlar cildin hızla kızarmasını ve geçici süre ile kararmasını sağlamaktadırlar. Güneşe maruz kaldıktan sonraki 24 ile 48 saat içerisinde pigment hücrelerini uyararak cilt rengimizin koyulaşmasına neden olurlar. Ve cilt üzerinde oluşan güneş yanığı zararlarının  temel faktörü ultraviyole B ışınlarıdır. Ultraviyole C ışınlarının ise normal koşullar altında çok zarar teşkil etmemesi gerekirken ozon tabakasının delinmesi sebebi ile yeryüzüne daha yakın açılarda yansıyarak kanserojen riskini ve zararını yüksek derecede arttırmaktadır. Bu güneş ışınları hücre DNA’sına zarar vermekte ve hücrenin yapısını bozarak cilt kanserine neden olabilmektedir.

Peki güneş yanıkları cilt üzerinde kalıcı zararlar bırakır mı? Güneş yanıkları deride kalıcı hasar ve zararlar verir çünkü güneş anığı diğer anlamda ultraviyole yanığı olmaktadır, ozon tabakası ultraviyole C ‘yi bloke ettiği için gözle görülmeyen korkunç zararlara yol açmasını önler. Ancak ozon tabakasının günümüzde bu ışınları yeterince filtreleyemediğini düşünürsek, bu ışınların bizim üzerimizde olan etkilerini arttırdığına dair görüşler vardır. Ultraviyole A ve C doğrudan cilde ve cilt altına işleyebilen bir radyasyondur ve orada zarara yol açtığında, belki de 10 sene gibi bir süre sonrasında bedende hissedilecek ve anlaşılabilecektir bu tahribat. Kaldı ki uzmanlar bir ben muayenesinde bile hastalarına öncelikle çocukluklarında ciddi bir güneş yanığı oldu mu sorusunu sorarlar. Güneş yanıklarının deri kanserini tetiklemesi en yaygın “ben” bulgusu ile ortaya çıkmaktadır.

Güneş ışınlarına çok fazla maruz kaldığımızda oluşabilecek zararlar, cilt üzerinde kızarıklık, şişlik, acıma hissi ve hatta su kabarcıklarından oluşan cilt tahribatları ortaya çıkabilmektedir. Ve güneş ışınlarının zararlarından korunmak için önlemler almamız gerekmektedir. Bunun yanısıra gözle görülmeyen zararlarıda vardır güneş ışınlarının. Bu zararlar geçen yıllar içinde ortaya çıkarlar. Cildimizin erken yaşlanmasından, kırışmasından, yıpranmasından sorumludurlar. Cildimizde pigment lekeleri damarların genleşmesi ve deri altından kolaylıkla görülmesi, deri altı çatlaklıkları gibi ciddi ölçüde rahatsızlık verebilecek zararlardan da yine güneş ışınları sorumlu olmaktadır. Ve güneş ışınlarının zararları arasında en önemli olanı ise, zamanla deri üzerinde zemin hazırlayarak cilt kanserine sebep olabileceğidir. Bu zararın en belirgin örneği ise denizciler, çiftçiler gibi mesleklere sahip olan ve güneş ışınlarının zararları ile birebir karşı karşıya olan kişilerde sıklıkla görmekteyiz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.